Kaan Levendoğlu

Hayattaki değer yargılarına karşı oldukça tutkulu, doğa aşığı, amatör sporlar ile uğraşmaktan bolca keyif alan, yazmayı seven, Jr. bilgisayar programcısı.
Kaan Levendoğlu

Zeytinli Rock Festivali 2015 - Yüzde Yüz Müzik

Zeytinli Rock Festivali 2015 - Yüzde Yüz Müzik

Geçen yılki müthiş eğlence sonrası beklentileri kat ve kat arttırarak kaldığı yerden devam ediyordu Zeytinli Rock Festivali. Yüzde yüz müzik sloganıyla yola çıkılmış, pek çok yeni müzisyenle anlaşılmış ve organizasyona dair eksiklerin birçoğu giderilmişti. Ülkemizde bu tip organizasyonların sayısının az olması festivale olan ilginin doğal olarak artması anlamına geliyordu ancak bu ilgiyi daha çok artıran sanatçı kadrosunun geniş, kaliteli ve herbirinin kendine has duruşuyla belli kesimlere yaranmaya çalışmayan insanlardan oluşmuş olmasıydı. Nitekim tüm sanatçılar ağız birliği yapmışcasına kendi evlatlarına acımadan kıyan mevcut düzeni lanetleyerek başladılar konserlerine.

Biz de geçen yıldan edindiğimiz tecrübeler ışığında oluşabilecek birçok sorunun çözümünü baştan tasarlamış şekilde ayak bastık festival alanına. Vardığımız günün öncesindeki açılış partisinden olsa gerek çadır alanı neredeyse dolmuş yeni kurulacak çadırlar denize doğru itilmişti. Ama yine de belli bir uğraş sonucu festivali ucundan kıyısından yakalamayı bildik. 

Yerleşme işlerimizi tamamlayıp ortama bir göz atmamızla beraber festivalin sloganında da olduğu gibi deniz, kum ve rock üçlüsünün keyfini çıkartmaya başlamıştık. Geçen senelerde olduğu gibi  güneşin sıcaklığını en çok hissettirdiği saatlerde müzikseverler için neşeli aktiviteler düşünülmüştü. İster plajda uzanıp güneşin alnında kendinizi deniz kıyısına bırakıp dalgaların vücudunuza çarpmasını hissetmek olsun isterse de bu aktivitelere katılmak olsun festivalin her hali keyifliydi.

Perşembe akşamı eğlencenin coşkusu ve hüznün dorukları bir arada sonuna kadar hissedildi. Kâh Pinhani'nin yürekten söylediği Neşet Ertaş türküsüyle efkarlandık, kâh yine onun ağzından oyun havası ve halay ile hop oturup hop kalktık. Yine aynı gecede seyirci, Feridun Düzağaç'a bir koro edasıyla eşlik ederken adeta şarkıları da onun yerine söylüyordu. Yerini Teoman'a bırakırken üzerimizde bıraktığı intibağ, bu duygusal ve sanatçı ruhlu adam gibi adamın bulunduğu yeri sonuna kadar hakettiğini gösteriyordu. FD'nin boşalttığı sahneye Teoman ilk olarak elinde gitarı solo bir halde çıktı. İlk iki şarkısını tek başına seslendirdikten sonra ekibi de ona eşlik ettiğinde dozu bir kademe daha arttırdılar. Nakaratını tekrar ve tekrar söylettiği  'Gemiler' şarkısı herkesin zihninde yüreğinden sessizce kaldırdığı gemilerini canlandırdı belki de. Geceye dair aklımızda gülümsemeyle karışık acıyla kalan detaylardan biri bu oldu.

Duman grubu bu ülkede kulaktan alınan uyuşturucu misali insanı direk olarak darma-duman bir hale sokabiliyor. Cuma gecesine dair değinmek istediğim en görkemli olay Duman'ın daha henüz sahneye çıkışıyla gerçekleşti. Bir şarkı arasında seyircinin "Her yer Taksim, Her yer Direniş" sloganıyla Gezi'ye selamına itafen onun da "Biberine, Gazına" diyerek 'Eyvallah' şarkısına giriş yapması orada bulunan herkesi mest etti. Artık klasikleşmiş şarkılarını birbiri ardına sıralarken 'Öyle Dertli' şarkısındaki derinden seslendirdiği 'Kalbinden söyler ama, duyan olmaz' sözleriyle yüreklere dokundu. Ara ara seyirciyle olan 'her şey yolunda mı, nasılsınız arkadaşlar, ne haber' minvalindeki diyalogları kırdı geçirdi. Artık yorgunluktan çadırlarımıza uyumaya giderken bile Duman grubu daha söylenecek çok şarkı var diyerek sahneden inmeyi reddediyordu. Çadırıma yorgunluktan yarı baygın uzandığımda son seslendirdiği şarkıları hayal meyal hatırlar gibiyim. 

Cumartesi gecesinin en iyi performansını Rock müziğin kraliçesi  Şebnem Ferah sergiledi bizlere. Enerjik tavırları, şarkı seçimlerindeki cömertliği ve sahnedeki büyüsüyle ona olan sevgimizi ikiye katladı. 'Bu Aşk Fazla Sana' şarkısının melodisi duyulur duyulmaz gözlerde parıldama ve heyecanla ritim tutar olmuştuk. Bir şarkı gerçekten bu kadar güzel söylenebilir. Tabii asıl sürprizini konseri bitip ışıklar söndüğü an seyircinin 'bir daha' tezahüratları ardına saklamıştı 'Şebo'. Işıkların yeniden yanmasıyla beraber arka planı siyah bir ekranda Şebnem Ferah'tan 'Hoşçakal' şarkısı eşliğinde ruhları ebediyete erişmiş ülkemiz tarihi ve sanatı adına önemli yer tutmuş birçok ismin adlarına yer verilmişti. Barış Manço, Cem Karaca, Fazıl Say, Nazım Hikmet ve son olarak Mustafa Kemal ATATÜRK gibi birçok değerli kişinin isimleri ve fotoğrafları ekranda belirdiğinde alkış tufanı kopuyor zaman zaman ise gözlerimizin nemlenmesine engel olamıyorduk. Konser alanını terk ederken bile biraz önce yaşadığımız muhteşem şovun etkisiyle tekrar normal hayata dönmekte zorlanıyorduk. 

Pazar günü festivalin son günü olmasından mütevellit dönüş havasına girmiştik bir kere. Birçok insanın pazartesi sabahtan mesaisine başlayacak olması çadır alanında ufak çaplı bir göç yaşanıyor izlenimi vermişti. Neyse ki bu kasvetli havayı eşyalarımızı araçlara yerleştirdikten sonra, başlayan konserlerin enerjisiyle dağıtıp gerginliğimizi hafifletmiştik. Barış Manço'dan yadigar Kurtalan Ekspres grubu kökenine yaraşır bir şekilde üstadlarının şarkılarıyla durmadan göğe selam çakıyor, ardından gelen özlem dolu mesajlarıyla da seyirciyi duygu seline boğuyordu. Günün en çok alkış alan müzisyenlerini bu grubun temsilcileri oluşturdu desek az söylemiş olmayız. Günün bir diğer iz bırakan performansı da ışık şovları, sempatik tavırları, yer yer acı-sert bazen de duygusal şarkıları ile Hayko Cepkin'den geldi. Onu hiç tanımayan bir insan ilk kez gördüğünde kendisi hakkında pek olumlu izlenimler edinemeyebilir ama biz hayranları onun içerisinde ne kadar naif bir adam yattığını gayet iyi biliyoruz. Zira şarkılarını seslendirirkenki samimi halleri ve bu işi yaparken duyduğu haz onun hiçbir özveriden kaçınmayıp hayran kitlesiyle bir bütün olmak için çaba sarfettiğini gösteriyor.

Bir festivali daha böylece tamamlarken mutlu ve müziğe doymuş olarak ayrılıyoruz Zeytinli'den. Seneye görüşmek üzere!    

Benzer Yazılar

Yorum Bırakın

E-mail adresiniz gösterilmeyecektir. Lütfen yıldızla işaretli alanları doldurunuz. *

Hakkımda


Hayattaki değer yargılarına karşı oldukça tutkulu, doğa aşığı, amatör sporlar ile uğraşmaktan bolca keyif alan, yazmayı seven, Jr. bilgisayar programcısı.

Son Yazılar